Hemencecik, tez; o saat, derhal.
Rom: adv. Imediat, îndată.
AMA1
(Ar. amma). Ama; fakat. Var. amma.1. Çelişen iki cümleyi birbirine bağlar. “Yaşa balam, ama kawi cĭgĭt ekensĭñ !” – (Boztorgay). Aması – Bir şeyin veya bir işin kusurlu, karşı çıkılan tarafı. Kâr da tatlı ama, yár da tatlı. – Deyim. Kâr da tatlı ama, yâr da tatlı. Alla kardaşnı kardaş yaratkan ama, kĭsenĭ ayrı. – Atas. Allah kardeşi kardeş yaratmış ama, kesesini ayrı. Şıbın...
AMAN3
Fakat, ama, amma.
“Kele terek astına, bĭr ot caga: sacayaknı (oşaknı) sala, sacayak üstĭne de bĭr şöyĭn kazan sala, aman tönterĭp sala.” – (Ekrem ve Hilmiye Mehmet Ali – Tepegöz).
“Men pakır şegĭrdeklerge könealmadım. Aman kartiyĭm, tiyzem menĭm yerĭme şegĭrdek cardılar.” – (Belkiz S. Bilal – Panayır / Renkler).
Rom: conj. Dar, însă.
AMMA
(Ar. amma). 1. Ama; fakat. Var. ama, amman. “Bakkal bĭraz kıyış karay amma, gene de bĭr şiy aytmay.” – (Boztorgay). “Aktan karası geşmez, / Aşknıñ sırası geşmez. / Er cara geşer amma, / Göñĭl carası geşmez.” – (Boztorgay). “Aytasın sen amma, Menlĭömer akam, menden kıdıruw geşken.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Kartman Caş Arasında). 2. zf. Yanına getirildiği kelimeye aşırılık...
AMMAN
Ama, Amma.
“Karaylar, karaylar, amman oga sıra kelgende iş selâmın almaylar.” – (Zühal Yüksel – Polatlı Kırım Türkçesi Ağzı).
AŞAN
Haçan, madem.
“Katiyĭk onı cĭbergende, üyretmen efendĭ, aşan okuwnı süymiy.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Mektep Kaşagı).
“Aşan ocakayaga söz bergesĭñ, yarın üylede talebelernĭ sıraga tĭzĭp camĭge aketĭrsĭn.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: prep. De vreme ce, din moment ce, deoarece, dacă.
ÁTTÁ1
(Ar. hatta). Hatta, üstelik, ayrıca, hem de. Var. attá .
“Ama bazıda bĭr gene sarışlana ekenĭn, áttá bĭrkaç kere ĭçĭp, ekĭncĭ günĭ ĭşke kelmegenĭn, dostım bolgan ustadan üyrendĭm.” – (İsmail Ziyaeddin – Rüstem).
Rom: conj. Chiar, chiar şi, până şi, în plus.
ATTÁ2
(Ar. hatta). Hattâ, üstelik, ayrıca “(Sami Bekĭr) her bolır bolmaz şiyge bek şalt tutuşkan bĭr kĭşĭ edĭ. Attá bĭr ay kadar ewel apakayı onı sĭnĭr doktorına kösterdĭ. …” “… bonday etĭp onlar yalnız cemaatĭmĭzge tuwıl, bütün Türk İslâm dünyasına ve attâ tarihĭn akışına bĭle karşı kelmektedir.” – (Tahsin Cemil – Cañı Seneñĭz Kayırlı Bolsın). Rom: conj. Chiar, ba chiar, chiar...
AYSA
Ayse.
“Állegĭm soyları ele, / Otomobil tutup kele. / Köylĭ atı man kopaysa, / O da bonı bĭle, aysa !” – (İsmail Ziyaeddin – Tepreş / Toy).
Türk Lehç.: Kırım. – aysa ;
BĬLEN
esk. İle.
“Akam, sen de keterseñ / Atay bĭlen anaynı / Kĭmge emanet etersĭñ?” – (Radlov / Abdülkadir İnan – Orta Türk Destanları).
Rom: Conj. înv. Cu; şi.