bağ. ve zf.

ANCA2

A

Anca, ancak.1. zf. “Yalnız”, “sadece” gibi sınırlama anlatır.2. zf. “Olsa olsa”, “en çok”, “en az” gibi bir sınırı anlatır.3. bağ. “Lâkin”, “ama” gibi, bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi bağlar. “Çın demesĭ ne şĭkâr, beş on takmak. / Anca menĭm muradım senĭ cakmak.” – (Ahmet Karakaya – Çınlar). “Alay degen awzıñdan bal endĭrmek, / Anca menĭm muradım şay dedĭrmek.” – (Boztorgay)...

ANCAK (ancaq)

A

Ancak. Var. anca .1. zf. Sadece, yalnız. “İzni Hüda ile Hazreti Sultan, / Ehli İman bekler hicretke ferman, / Ancak senden olur bu dertke derman.” – (Kırım Türküsü). “Cüregĭ bonlarman bĭlensĭn. Ancak o wakıt bĭr millet bolıp yaşamaga hak kazanacagımızdan ümĭtvar bolırsıñ.” – (Necip H. Fazıl – Kırım). 2. zf. Güçlükle. “Armut, elma, erĭk, ayva, cewez tereklerĭ cemĭş men tolı. Cemĭş...

DA1

D

Da, de. Var. de, ta, te.1. Bazı cümleleri bir sıraya koyup “ve” anlamıyla birbirine bağlar.
“Alpak malpak / Tabanları calpak. / İnanmasañ şık ta bak.” (Boztorgay)

EM1

E

(Fars. hem). Hem. Var. hem.1. bağ. “Ve” görevinde. “Köy aldında konakay, / Boyı bolsın kamıştay. / Onı körĭp kuwansın / Tawık, pepiy em torgay” – (Boztorgay). 3. Bağ. Em…, em… şeklinde tekrarlanarak görevdeş sözleri ve cümleleri eşitlik, pekiştirme, birliktelik veya karşıtlık anlamlarıyla bağlar. “Ekĭ molla, beş popaz / Em okımış, em tĭlbaz.” – (Boztorgay). “Pencĭreñe kün...

HEM

H

(Fars. hem). Hem. Var. em.1. bağ. “Ve” görevinde. “Bo zawallı kıza edĭ / Hem içinden cana edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sagış). “Kettĭ Kırım, cılay kaldık hem Kazan’ga” – (Mehmet Niyazi – Sagış). 2. zf. Üstelik, ayrıca, bundan başka. “Halkımızıñ cırlarıman, oyunlarıman, arüw milli adetlerĭmen… Bunlarman hem halkımıznı şenlendĭriyĭk, hem soyuna, tarihına ĭsĭndĭriyĭk.” –...