is.
Güvey, damat. Var. kiyew.
1. Evlenmekte olan bir erkeğe düğün sırasında verilen isim. Eşanl. kĭyewbala, kĭyewcĭgĭt.
“Akşamsepa, kadife, zewk süriyĭm. / Kĭyew bolıp odaña men kĭriyĭm.” – (Boztorgay).
2. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre, kızın kocası.
“Ayttırsañ babam iş bermez, anayım süymez alay, / Sendiy etken golanga ‘kiyewĭm’ demez alay.” – (Boztorgay).
Ĭş kĭyew – İç güvey.
Kĭyew bolmak – (Erkek) evlenmek.
Kĭyew canı – Güvey yanı. Bak Kĭyew katı.
Kĭyew ilâhisi – Güvey ilâhisi; güvey gerdeğe götürülürken yakınları tarafından okunan ilâhi. “Öz kısım akrabaların ortasına kĭrgen kĭyewge bĭr ilâhiden sade şo ekĭ satırnı okıylar: Bĭr ilâhi sohbet ola bu gece, / Haneler nur dola bu gece.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Kĭyew kapama – Güveyin ilâhiler okunarak gerdeğe götürülüp bırakılması.
Kĭyew katı – Düğünün üçüncü gününde güvey gerdeğe girmeden evvel delikanlı arkadaşlarıyla bir şölende eğlenir. Güvey yanı bu şölene katılanların meclisi olup aynı zamanda şölenin de bir adıdır. Eşanl. Kĭyew canı. Kĭyew konuşması.
Kĭyew kĭrmek – Güvey girmek a) (Erkek) Evlenmek. b) İç güvey olarak gelinin ailesinin evinde oturmak.
Kĭyew konagı – Düğünü süresince güveyin kaldığı ev.
Kĭyew konışması – Güvey konuşması, şölen ve sohbet toplantısı. Bak Kĭyew katı.
Kĭyew traşı – Damat tıraşı, damadın tıraş olma merasimi.
Kızıñ kĭmnĭ süyse, kĭyewĭñ odır, uluñ kĭmnĭ süyse, kelĭnĭñ odır. – Atas. Kızın kimi severse güveyin odur, oğlun kimi severse gelinin odur.
Kĭyewden ul, külden oba bolmaz. – Atas. Güveyden oğul, külden höyük olmaz.
Rom: s. 1. Mire. 2. Ginere.