is.
(Ar. galebe+T. -lık). Kalabalık.
1. Çok sayıda insan topluluğu.
2. Gereksiz şeyler yığını.
3. Kargaşa, iş çokluğu.
“Toy kalabalıklarında ekĭ ucın bĭr yerge ketĭrĭp te salte altınga bo kadar para bermek bek bĭr kolay şiy bolmasa da, alıngan alınıp kalır.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
4. s. Sayıca çok; çok insanlı.
“Bĭrbĭrsĭnden bĭr talay / Türlĭ şiy soraşalar : / Mehrĭ kestĭrĭlgen mĭ ? / Kalabalık bolgan mı ?” – (İsmail Ziyaeddin – Toy).
Awzı kalabalık – Geveze, çok konuşan.
Kalabalık etmek – Gereksiz olarak yer doldurmak.
Rom: 1. s. Aglomeraţie, mulţime, gloată. 2. s. Grămadă. 3. s. Droaie de treburi. 4. adj. Aglomerat; îngrămădit, ticsit; suprapopulat.