CARMAK (carmaq)

C
f.

Yarmak.
1. Uzunlamasına bölüp ayırmak.
2. Tahıl tanelerini değirmende kırmak.
3. Ayçiçeğiğinin kabuğunu kırıp içini yemek.
4. Bir şeyin dış tabakasını kırıp içinin meydana çıkmasına sebep olmak.
5. Yarık açmak.
6. Yaralamak, yara açmak.

“Umulmagan taş baş carar.” – Atas.

7. mec. (Alt ve üst sıra dişler için) Aralamak, birbirinden ayırmak; ağız açmak.

“Ah dep ĭşten canaman, vay men karĭp. / Bĭr kĭmsege aytmayman tĭşĭmnĭ carıp.” – (Boztorgay).

8. mec. Ortasından, içinden geçerek ikiye ayırmak.

“Edĭlnĭñ argı cagında / Akız şáşĭñ taray tur. / Mañnay şáşĭñ cel carıp / Yar kapıdan karay tur.” – (Boztorgay).
“Kara derya, kak carıp suwın geştĭm. / Şın şuwalım’ awuzın endĭ şeştĭm.” – (Boztorgay).
Baş carıp köz şıgarmak – Bir işi berbat etmek; beceriksizce davranmak.
Baş carılır börk ĭşĭnde, kol sınar ceñ ĭşĭnde – Atas. Aile içindeki sorunlar aile içinde kalmalıdır.
Taş baş carar, tama(h) taş carar. – Atas. Taş baş yarar, hırs taş yarar.
Rom: v. 1. A sparge, a despica. 2. A fărâma boabele de cereale în crupe. 3. A sparge seminţe. 4. A crăpa (ceva). 5. A fisura. 6. A răni. 7. fig. A întredeschide, a desface. 8. fig. A brăzda, a-şi deschide cale.
Yazar: admin