f.
Bozulmak.
1. Hasar görmek, yıkılmak.
“Şĭmdĭ, dewnĭñ ölmesĭ men bo tılsım da bızılganından, kızlar tĭrĭlgen ekenler.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Cantemĭr Batır).
2. (Para için) Daha küçük değeri olan birimlere çevrilmek.
3. (İnsan hakkında) Zayıflamak, çirkinleşmek.
4. (Sağlık) Yitirilmek.
5. Bağ ve bostanlarda ürünlerin toplanması bitirilmek.
“Bostanlar köpten bızıldı. Şĭmdĭ bahçacılar küz zarzavatların toplaylar.” – (Muratça S., E. Menlibay, Ali A. Naci Cafer – Tatar Tĭlĭ II).
Rom: v. 1. A se strica, a se deteriora. 2. (Despre bani) A se schimba, a se preschimba. 3. (Despre persoane) A slăbi, a se ofili, a se urâţi. 4.(Despre sănătate) A se îmbolnăvi. 5. A se termina culesul viilor şi bostănăriilor.