s. , is. ve f.
Var, mevcut. Yok, cok karşıtı.
1. s. Dünyada veya düşüncede yer alan, bulunan; mevcut olan.
“Tatar bar mı, dep kĭm soray? Men barman. / Atın sanın bek tanıgan yaş tatarman.” – (M.t Niyazi – Sagış).
“Kızıl vişne, al kiraz, aşlamayman, / Onekĭ şuwal şınım bar, başlamayman.” – (Boztorgay).
2. is. Elde bulunan her şey; mal varlığı.
3. is. ve s. Varlıklı, zengin.
“Aş toknıñ, bar coknıñ iş bĭr vakıt kadrĭn bĭlmez.” – Atas. Aç tok kişinin, varlıklı yoksul kişinin hiçbir vakit kadrini bilmez.
4. s. Bütün, tüm. Bar sesĭmen – Avazının çıktığı kadar; bas bas bağırarak.
“Kart kadılar çıkkan son / Bar Tatarlık coytılgan.” – (Mehmet Niyazi – Kargış).
5. f. Dilb. “Olmak, bulunmak”ve “sahipolmak”anlamlarını bildiren olumlu isim cümleleri kurar.
“Maşallah, sen saglamsın, cüralasın… Sende ne de bolsa Kırım süyegĭ bar.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Kartman Caş Arasında).
Bar bolmak – Var olmak a) Bir madde veya bir fikir olarak bulunmak. “Bĭzĭm bugünkĭ halkımızda milletĭmĭznĭñ mertlĭgĭ, atalarımıznıñ akıllılıgı bardır.” – (Müstecib H. Fazıl – Bayram Şenlĭgĭ). b) Yaşamak.
Bar etmek – Yaratmak, meydana getirmek.
Bar kuwwetĭmen – Vargücüyle .
Bar saymak – Bir şeyin olduğunu veya bulunduğunu farzetmek.
Bar yok – Belli bir miktar veya ölçü kadar olup olmadığı belli değil.
Barga yokka – Vara yoğa, her şeye.
Barı yogı – Varı yoğu, bir kimsenin sahip olduğu her şeyi.
Adı sanı bar – Deyim. Bilinen biridir.
Akıl bar, yakın bar – Deyim. Her şey belli, kafa yormaya gerek yok.
At bar meydan cok, meydan bar at cok. – Deyim. At var, meydan yok, meydan var, at yok. (Gerekli şartların hepsi bir arada olmayabilir).
Rom: 1. adj. Existent, care există. 2. s. Avut, avere; bun. 3. s. şi adj. Bogat. 4. adj. Tot, întreg. 5. v. În construcţii predicative, cuvânt cu sensul şi funcţiile formelor pozitive ale verbelor auxiliare “a fi” şi “ a avea”.