ünl.
1. Ay, ah; ağrı, acı duyulduğunu anlatır. Var. ah ! ak !
“Ay, ay başım, ay başım. / Emine menĭm oynaşım. / Emine bayga ketken son, / Kalmadı menĭm kuwnaşım.” – (Boztorgay).
“Bĭrkaç künden berĭ men zaten üstümde bĭr kifsĭzlĭk tuya edĭm. Ay ! Ay !” – (Necip H. Fazıl – Kırım).
2. Ay ! Hey !; üzüntü, öfke, yakınma, sevgi, beğenme, hoşluk, iyi dilek gibi duygular anlatır.
“Ay anaylar, anaylar, / Başın tartıp baylaylar. / Balam asker kettĭ dep / Üy aylanıp cılaylar.” – (Boztorgay).
“Ay şalaşım, şalaşım, şalaşım, / Külge pĭşken kalaşım.” – (Boztorgay).
“Ayrım ayrım collardan, ay, / Aygır mĭnĭp bĭz keldĭk, ay.” – (Boztorgay).
“Ay, dünyalar senĭ ! Ömrĭñnĭñ keşĭp ketkenĭn tuymay kalasın.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
“Bek arüw, ay ! Haydı Allah kolay ketĭrsĭn. İygĭlĭgĭñ bolabergenĭ arüwdĭr.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
3. Hey !; seslenmek ve dikkat çekmek için söylenir. Ay bala!; Ay kız ! (Akız !).
“Mĭna selâm álekĭm, ay iygĭler, / Suw tĭliymen, ayran ber, ırızıñ bĭler.” – (Boztorgay).
“Yeter endĭ ay Kerĭş, özĭ erĭş, / Toydan toyga at şabıp bolgansıñ bĭlĭş.” – (Osman Toktamaz – Bĭlgenĭm).
4. Haydi; isteklendirme, onaylama, ihtimal, alay, hoş görme anlatır.
“Ay pazarga barayık, can ay, / Şetlewĭk, koz alayık, can ay, / Şetlewĭk saga, koz maga, can ay, / Kelĭnşek saga, kız maga, can ay.” – (Boztorgay).
“Ayda desem aydamaz, aydamagım. / Ay, desem cürmiy / Kademsĭznĭñ balası, / Kadĭrĭm bĭlmiy.” – (Boztorgay).
“Degen : Ay, sen kete-tur tegeneklĭ bĭr toptay, / Men kelĭrmen artıñdan, caydan kurtulgan oktay.” – (İsmail Ziyaeddin – Toy / Koyan man Kĭrpĭ).
“Çorabatır kelgende / Ali beg tolgan ayttı diy : / Ayt, ĭnĭm, ay, ayt, ĭnĭm, / Atın başın tart, ĭnĭm.” – (Radlov’dan Başkurdistanlı Abdülkadir / İnan – Çorabatır, Büyük Hocalar Varyantı).
Ay kĭdĭ – Hey gidi; acınma veya özlem bildirir. “Ay kĭdĭ tatar yaşları, okumaylar, / Okusalar kĭmseden kem kalmaylar. / İstanbul’da Paris’te bĭrĭncĭ bola, / Yaponlar da onlarga cetalmaylar.” – (Çelebi Cihan – Ay Kĭdĭ).
Rom: interj. 1-2 Ah ! Vai! 3. Măi ! Hei ! 4. Haide !