is.
(Yun.). Avlu; bahçe. Var. awıl .
“Korazşıgım bekâr edĭ, / Awullarda uşar edĭ. / Şöplĭklernĭ şaşar edĭ, / Kalawlarda öter edĭ.” – (Boztorgay).
“Ezan okunganda eşkĭ bakırtkanlar, halk bayramtaşta ekende davul çalganlar, kurban kesĭlecekte camĭ awullarına domız kapaganlardır.” – (Necip H. Fazıl – Bĭr Konferans).
Rom: s. Curte, ogradă.