is.
Ağrı. Var. awuruw, aurı, avrı.
1. Bedeni ağrı.
“Bĭrkaç kün avırganlar, hatta töşek salıp catkanlar boldı. Men onlarga taaccüp ete edĭm. Men hiçbĭr avrı tuymadım da, diy edĭm.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Hayatım).
“Abilerĭndiy yuklap kalmaması üşĭn, bĭr parmagın kese, cawlık man tuz basa. Tuzın acısından, aurısından yuklamay.” – (Ekrem ve Hilmiye Mehmet Ali – Tepegöz).
2. mec. Dert, üzüntü.
Eskĭ köz awrısı – İlk sevgili.
Balaban başnıñ balaban awrısı bolır. – Atas. Büyük başın büyük derdi olur.
Cayillĭk baş awrısından beterdĭr. – Atas. Cahillik baş ağrısından beterdir.
Rom: s. 1. Durere fizică. 2. fig. Suferinţă morală, necaz.