is.
Var awul .
1. Köy. Eşanl. köy .
“Babam acĭ, akam bay, tabınım şonday. / Sen karagan awılda bĭzlerden yok ay.” – (Boztorgay).
“Sogış bolsa, dawullar / Çalgan . Köyler, awıllar / Tolgan erge, cĭgĭtke.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
2. Avlu; evin etrafındaki bahçe. Eşanl. azbar .
“Şalgıcılar şakırtuw hawasın şala, / Hep keleler kadınlar, tola awul.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Toy, şiir).
3. Ağıl; çiftlik.
At alsañ awulıman, kız alsañ uruwuman. – Atas. At alırsan yetiştirildiği ağılı ile, kız alırsan soyu sopu ile (aramalısın).
Awla awla malıñ bolganşı, awılda arkañ bolsın. – Atas. Ağıl ağıl malın olacağına, köyde arkan olsun.
Türk Lehç. : Kazan. – avıl , köy ;
Rom: s. 1. Sat. 2. Curte, ogradă. 3. Ocol; fermă.