AWES

A
is.

(Ar. heves). Heves.
1. İstek, eğilim, arzu, merak. Var. aweslĭk .

“Esat awes men : / – Küneşnĭñ batkan yagına ne diyler ? dep soradı.” – (Heyet – Tatar Tĭlĭ II).

2. Gelip geçici istek.
3. s. İstekli, arzulu.

Awes bolmak – İstekli olmak; düşkün olmak. “Karaker atım yegerlep cönedĭm toyga, / Caşlıgımdan awesmen sĭznĭñ soyga.” – (Boztorgay).
Awes etmek – İmrenmek, canı çekmek, istek duymak. “Bĭr gün oca bakkalda táze sarımay köre, awes ete.” – (Boztorgay).
Awesĭ kalmamak – İsteği kalmamak.
Awesĭ kursagında kalmak – İstediği bir şeyi elde edememek. (Rom. – a-şi pune pofta în cui).
Awesĭ tutmak – İsteğe kapılmak. “Eşĭttĭm senĭñ şıñlarıñ, tuttĭ awesĭm. / Uzatsam kolım cetmiycek, bakırsam sesĭm.” – (Boztorgay).
Awesĭn almak – İstediği bir şeyi elde ederek ona doymak.
Awesĭn kırmak – İsteklerini, düşüncelerini engellemek.
Awesĭne düşmek – (Bir şeyin) Merakına düşmek, kapılmak.
Rom: s. 1. Dorinţă; poftă; pasiune. 2. Capriciu, toană. 3. adj. Dornic; doritor, amator.
Yazar: admin