is.
(Ar. heva). Müz. Hava; müzik eseri.
“Yırlar pĭte, deñĭşe, boldıramız. / Endĭ awa kalmadı, diy kartbabay.” – (Bekir S. Çobanzade – Yaz Akşamı Üy Aldında).
“Oynaylar köp, türlĭ oyın, / Er caş süygen, bĭlgen soyın: / Laz awaları, zebekler, / Kol köterĭp cer tepmeler…” – (İsmail Ziyaeddin – Toy).
Akay awası – Ağır hareketlerle erkekler tarafından oynanan oyun ve bu oyunun müziği.
Awasına uymak – Bir ortamın gidişine uyum göstermek.
Er bĭrĭ ayrı bĭr awa şalmak – Her biri ayrı bir davranış ve düşüncede olmak.
Sepet awası şalmak – mec.Sepetlemek; yanından kovmak.
Rom: s. M uz. Cântec, melodie.