is.
Ağ.
1. İplik veya telden göz göz şeklinde yapılmış örgü. Balık awı. Arman awı. Kuş awı. Eşanl. ılım1.
“Balıkçılar awlarnı kermege başladılar. Atılgan awlarnıñ epsĭ balık man tolıp şıga edĭ.” – (Tatar Tĭlĭ – II).
“İzet akay bĭr kürek sawırıp biday ata, / Amet akay bidaynı üstĭnden sıypap, awnı tarta.” – (Necibe Şukuri – Azaplar).
2. Örümceğin salgılarıyla meydana getirdiği örgü. Örmekşĭ awı.
3. Şebeke. Demĭrcolları awı – Demiryolları ağı.
4. mec. Tuzak.
“Bĭr gün kele, dewdiy arslan tüşe awcı awına, / Şapalana, beş bölĭne, em bakırıp ökĭre.” – (Okıma Kitabı – IV).
Türk Lehç.: Kırım., Nog., Karaçay Malkar. – av, ağ; Kazan. – au;
Rom: s. 1. Plasă, fileu; năvod. 2. Pânză de păianjen. 3. Reţea. 4. fig. Cursă, uneltire.