f.
Var. artkarmak. Eşanl. ötkermek.
1. Misafiri geçirmek, uğurlamak, göndermek.
“Amamcılar bek kulak asmaylar, arkasına bĭr ekĭ tas talgın suw kuygan sora … bolır o kadar, babalık ! dep başından atkaralar.” – (Nevzat ve Nermin Yusuf – Nasrettin Hoca).
2. Bir işi halletmek, halledip geçmek, atlatmak.
“Beşer kilo bek köp. Bu bĭr toy tuwıl ekeş, beş toy atkarmaga ceter.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
“Kawga dawa bolmadan toyları pĭte. / Kudagıy ‘Şükür, atkardım’ dep dua ete.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Toy, şiir).
Rom: v. 1. A conduce, a petrece (pe cineva) la drum. 2. A duce la bun sfârşit o treabă, o obligaţie.