f.
Atılmak.
1. Atmak işine konu olmak, atmak işi yapılmak..
“Cüregĭme kĭrgensĭñ atılgan oktay. / Körĭnesĭñ közĭme dünyada yoktay.” – (Boztorgay).
2. Saldırmak.
3. Bir şeye doğru birden gitmek, ani bir davranışta bulunmak.
“Barışnı korımak üşün sen de savaşka atıl.” – (İsmail Ziyaeddin – Toy).
“Anasının kucagına atılıp cılamaga başlar. ” – (İsmail Ziyaeddin – Çora Batır).
4. Bir işe girişmek, başlamak.
“Erte atıldım, keş cettĭm, apıl-tapıl, / Mında cıyın bar eken, ruhum gapĭl.” – (Boztorgay).
“Başım senĭñkĭnden caş ta bolsa, aile degen şiynĭñ içĭne senden taa erte atıldım.” – (Necip H. Fazıl – Caş Fidanlar).
Atılgan ok gerĭ kelmez. – Atas. Atılmış ok geri gelmez.
İlk atılgan taş uzak tüşer. – Atas. İlk atılan taş uzak düşer.
Rom: v. 1. A se arunca, a fi aruncat. 2. A ataca. 3. A alerga spre…, a se avânta. 4. A întreprinde, a se angaja.