is.
Aşlık.
1. Yemeklik, yiyecek, yenmek üzere bulundurulan şey, erzak.
2. Buğday, arpa, mısır ürünleri; zahire; tahıl. Var. egĭn.
“Şölde aşlık oñ bolsa, ışan taşır. / Şıñ bĭlmegen kızşıklar başın kaşır” – (Boztorgay).
3. Ekin; tarlaya atılmış tohumların bitki hali.
“Anaw kırnıñ artında aşlıgım bar. / Alır edĭm men senĭ, caşlıgım bar.” – (Boztorgay).
“Cawun cawsa su ĭçer mübarek aşlık. / Yazıga bozuw bolır mı, ay gĭdĭ caşlık.” – (Ahmet Karakaya – Çıñlar).
Türk Lehç.: Kırım., Kazan., Karaçay Malkar. – aşlıq; Nog. -aslıq; Kazak. – astıq;
Rom: s. 1. Alimente. 2. Cereale. 3. Lan, holdă, semănătură.