zf.
(Ar. asla). Asla, hiçbir zaman, hiçbir türlü. Var. asıl4 , aslı2 .
“Terazege ten kelmez tĭşlengen alma. / Başlagan er cıyından asla kalma.” – (Boztorgay).
“Zawallı Böralĭ bek kuwana, o da onlarman barabar çalışa, kılabdan, ipekday kereklernĭ asla eksĭltmiy edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).
“Heyet asla unutmay ekĭncĭ boynı, / Cıgılmay kalgan alacak ekĭncĭ koynı.” – (M. Vani Yurtsever – Küreş).
Rom: adv. Niciodată; în nici un chip, deloc.