f.
Aşırmak.
1. Yüksek bır yerin üstünden öte yanına geçirmek.
“Korazımnı kaşırdılar, / Damdan damga aşırdılar, / Suwına pĭlaw pĭşĭrdĭler, / Kursakların şĭşĭrdĭler.” – (Boztorgay).
2. Çalmak.
“Rahmetlĭnĭñ kart bĭr eşegĭ bar eken. Künĭn bĭrĭnde kırsızlar Hoca’nıñ eşegĭn aşıralar.” – (Nevzat ve Nermin Yusuf – Nasrettin Hoca).
3. Gizlemek, saklamak.
4. Ed. İntihal etmek, aşırmak.
Rom: v. 1. A trece, a transporta peste un obstacol. 2. A şterpeli, a ciordi. 3. A ascunde. 4. Lit. A plagia.