s.
(Ar. asil). Asil
1. Soylu.
“Tarihten temelĭmĭznĭ, soyumıznı, asil, büyük atalarımıznı, eskĭ Tatarlarnı tanıdık.” – (Çelebi Cihan – Karılgaçlar Duası).
“Eger bĭrewĭ dinĭne, / Yüce, asil milletĭne / Tĭl uzatsa, taarruz etse, / Köp aytıp ilerĭ ketse, / Dayanalmay, o da ayta.” – (M. Vani Yurtsever – Hayatımın Hikâyesi).
2. Yüksek, temiz duygulara sahip.
“Gazi ve şehitlerĭmĭz Kırım gençlerĭ karşısında hürmetmen iyĭlmeknĭ, curtımıznı taşlaganlarga karşı ruhı asil tutmaklıgımıznı bĭzler ancak, catkan cerĭ cennet bolgır o rahmetlĭge borçlımız.” – (Necip H. Fazıl – Bĭr Konuşma).
3. Bir görevde temelli olan.
Rom: adj. 1. Nobil, aristocratic. 2. Generos, ales. 3. Titular.