is.
İyilik, güzellik.
1. İyi olma durumu.
2. Bir şeyin iyi, güzel tarafları.
“Mınaw cĭgĭtlerge o Yeşĭl Curtnıñ arüwlĭklerĭn aytıp türküsün çaldırıpyatkanımız edĭ.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Kartman Caş Arasında).
3. Karşılık beklemeden yapılan bir yardım.
4. Sağlığı yerinde olma durumu.
5. Yarar, fayda.
Rom: s. 1. Starea normală a ceva, starea de bine. 2. Părţile bune, frumuseţile. 3. Bunătate, sprijin dezinteresat. 4. Sănătate, bineţe, bună dispoziţie. 5. Utilitate, folos.