ARTMAK1 (artmaq)

A
f.

Artmak.
1. Çoğalmak, büyümek. Keleratı artmak – Geliri artmak.

“Aná şay bol, şáylĭ bol, nawmetĭñ artsın. / Ekĭ melek kolıñdan üyüme tartsın.” – (Boztorgay).

2. mec. Yükselmek, yücelmek.

“Yüz ellĭ yıl tusnak kalgan Tatarlık / Sarıp cıygan Kök Bayraknı köklerde / Sallandırgan… Oh, ne arüw şo barlık! / Artsın şanı deñĭzlerde, her yerde!” – (Mehmet Niyazi – Sagış).

3. Uzun gelmek.

“Anterĭñ boydan artar, / Kaşlarıñ kalem tartar. / Senĭ körgen cĭgĭtler / Karap colından kaytar.” – (Boztorgay).

4. Değeri yükselmek. Fiyatlar arttı.
5. Şiddetlenmek.

“Daldan dalga cĭp kerdĭm, / Collarıña gül serdĭm. / Sen maga karamaysıñ, / Kün künden arta derdĭm.” – (Boztorgay).
“Kök karara, cel arta, / Tolkunlarnı kabarta.” – (Şevki Bektöre – Kırım Cagaları).

6. (Bir şey) Fazla gelmek, fazla olmak; harcandıktan sonra bir miktar elde kalmak. Yemek arttı. Paramız yetmez dedĭk, arttı bĭle.

“Eyüp : Çĭftçĭden mal artar mı, be anam ?” – (Mehmet Vani Yurtsever – Toy, piyes).
Altıda cıyılgan artmaz, yedĭde cıyılgan cetmez. – Atas. Altıya tamamlanan artmaz, yediye tamamlanan yetmez.
Kızdan kıl cuwgış artmaz. – Atas. Kızdan bulaşık bezi bile artmaz.
Tatlı tamaknıñ tapkanı tamagından artmaz.” – Atas. Damağına düşkün kişinn kazandığı damağından artmaz.
Tĭşten artmaz, ĭşten artar. – Atas. Dişten artmaz, işten artar.
Rom: v. 1. A se înmulţi, a spori. 2. A se înălţa, a creşte. 3. (Îmbrăcămintea) A-i veni cuiva mai lungă sau mai largă. 4. (O valoare) A creşte, a spori.5. fig. A se înteţi. 6. A prisosi, a rămâne în plus.
Yazar: admin