ARSIZ

A
s. ve is.

Arsız.
1. Utanmaz, yüzsüz, arı olmayan.

“ – Men karadım er bĭr yakka kayta kayta, / O yok edĭ o yerde men alganda. … / – Senĭ şapkın senĭ , anlaşıldı mesele. / Senĭ gidi kĭşkene arsız, ele !” – (Ekrem Menlibay, Ali Naci Cafer – Okuma Kitabı III).

2. Başkalarına karşı saygısızca davranan, yaramaz, hırçın, kavgacı.
3. (Bitkiler, özellikle yaban otları için) Çabuk üreyen.

Bek darılsañ arsız etersĭñ, / Aşıñ kĭrtleme kırsız etersĭñ. – Atas. Çok azarlarsan arsız edersin, / yemeğini kilitleme hırsız edersin.
Arsızga yüz berseñ, astarın da ĭster. – Atas. Arsıza yüz verirsen, astarını da ister.
Arsızıñ betĭne tükürseñ cawın cawa der. – Atas. Arsızın yüzüne tükürürsen yağmur yağıyor der.
Yüz berseñ arsız bolır, az berseñ kırsız bolır. – Atas. Yüz verirsen arsız olur, az verirsen hırsız olur.
Rom: adj.1. Neruşinat, neobrăzat, nesimţit. 2. Obraznic, rău la suflet. 3. (Despre plante, îndeosebi cele necultivate.) Care se înmulţesc repede.
Yazar: admin