ARŞIN

A
is.

esk. Arşın; parmak ucundan dirseğe kadar olan uzaklığa eşit, yaklaşık 68 santimetre olarak kabul edilen eski bir uzunluk ölçüsü ve bunun etalonu.

“Dünyanıñ ortası tamam şo menĭm eşegĭmnĭñ arttagı sol ayagının astındadır, diy Hoca. … İnanmaysıñ mĭ ? İnanmasañ ĭşte arşın, al da ölşep kara.” – (Nevzat ve Nermin Yusuf – Nasrettin Hoca).
“Bĭz ketiyatırmız. Bĭz kaytıp kelgeşĭk, sen kırk arşın böz tokıycaksıñ.” – (Nedret ve Enver Mahmut – Ayuw Kulak Batır).
Arşındır boyı, / Yeşĭldĭr soyı. / Aktır kanı, / Suwdır canı. – Salata – Bulmaca.
Halep anda bolsa, arşın mında. – Deyim. Halep orda ise, arşın burada; bir sözün doğruluğunu ispat etmenin yolu burada, anlamında.
El awzına ellĭ arşın bez cetmez. – Atas. El ağzına elli arşın bez yetmez.

Türk Lehç.: Kırım., Nog., Karaçay Malkar., Kazak. – arşın ; Kazan. – arşin ;

Rom: s. Arşin, cot; veche unitate de măsură pentru lungimi.
Yazar: admin