f.
Bir şeyin kabuğunu soymak; ayıklamak. Eşanl. artlamak, arıtlamak.
“Hacı Totayıñ aldında ekĭ sawut; kartof arşır.” – (Necip H. Fazıl – Kırım).
“Velĭ – Sit-Osman akaynıñ müsĭrĭn arşıgamızdır.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Talaka, piyes).
“Kĭlerden kartof, sogan şıgardı ve bonlarnı arü etĭp temĭzledĭ, arşıdı.” – (Heyet – Tatar Tĭlĭ II).
Türk Lehç.: Kırım. – arçımaq ; Nog., Kazak. – arşımaq , arşuv;Moğ. : arçih ;
Rom: v. A decoji, a curăţa.