f.
Anmak. Var. anımak, anmak, añımak.
1. Sözünü etmek, hatırlamak, düşünmek, yad etmek, zikretmek.
“Kĭmseden akıl soramam, col tabarman. / Kĭmmen ömĭr etsem de, senĭ anarman.” – (Boztorgay).
“Dostlarımnı añganda, / Göñüllerĭ canganda, / Ah tabılsam, sarılsam, / Közden öpsem, ayırılsam !” – (Bekir S. Çobanzade – Ah, Tabılsam).
“Hĭzmetĭñ bek balaban, tarih bunı yazacak, / Millet senĭ er daim saygılarman añacak.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Necip H. Fazıl’ga).
2. Bir kişiyi veya bir olayı bir törenle hatırlamak.
3. Bir sözü ağzına almak.
4. Bir armağanla gönlünü almak.
5. Adlandırmak.
Adın añmak – Birinden söz etmek.
Añ menĭ, añayım senĭ. – Deyim. An beni, anayım seni.
Ölĭlernĭ añsañ, tĭrĭnĭñ zewkı kaşar. – Atas. Ölüleri anarsan dirinin zevki kaçar.
Ölĭsĭn añgannıñ tĭrĭsĭ aş kalmaz. – Atas. Ölüsünü anan kişinin dirisi aç kalmaz.
Rom: v. 1. A-şi aduce aminte, a-şi aminti. 2. A comemora. 3. A-i rosti numele, a pomeni de cineva sau de ceva. 4. A-l onora (pe cineva) cu un cadou. 5. A numi, a denumi, a porecli.