is.
Anlaşma.
1. Anlaşmak işi. Var. añlaşma, añnaşma.
“(Okugan ve okumaganlar) Bonlar arasında tüşünüşler, hayatnı sezĭşĭ, dünyanı körüşĭnde haylı vakıt bĭr anlaşma bolalgan coktır.” – (Necip H. Fazıl – Bĭr Konferans).
“ ‘Hanga calbarayık, Rus man bĭr anlaşmanıñ kolayın karasın’, degenlerĭn haberĭn aldım.” – (İsmail Ziyaeddin – Çora Batır).
2. Sözleşme, uyuşma.
“Toptan pazar ekĭ taraf arasında imzalangan bĭr anlaşma , bĭr mecburiyettĭr.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: s. 1. Faptul de anlaşmak , înţelegere, convenire. 2. Contract, acord, convenţie.