ANLAŞILMAK (anlaşılmaq)

A
f.

Anlaşılmak; anlamak işine konu olmak. Var. añlaşılmak, añnaşılmak, anlaşıluw.
1. Kavranmak, bilinmek; sezilmek.

“Zawallınıñ betĭ benzĭ morargan, / Karawından añlaşıla merhamet / Ĭstegenĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Menĭ gene bĭlĭnmegen, añlaşılmagan bĭr kaygıga salacaksıñ.” – (Necip H. Fazıl – Kırım).

2. Doğrusu ve gerçeği belli olmak, ortaya çıkmak.

Anlaşılsın , bĭr vatan / Kardaşları bolganımız, kerçekten.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Halimcan: (Öz özĭne) Anlaşıldı , balanı kaytarganlar.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Toy, piyes).

3. Değeri kabul edilmek, takdir edilmek.

Anlaşıla, anlaşılgan – Anlaşılan; galiba; görünüşe bakılırsa. “Anlaşıla, garĭp maga uşap bek bĭr süyülgendiy tuwuldır taa.” – (Necip H.Fazıl – Kırım).
Ar közden, kâr yüzden anlaşılır. – Atas. Ar gözden, kâr yüzden anlaşılır.
Caşlıknıñ kıymetĭ kartlıkta anlaşılır. – Atas. Gençliğin değeri yaşlılıkta anlaşılır.
Rom: v. 1. A fi înţeles, a fi intuit. 2. A se înţelege, a se clarifica. 3. A fi apreciat, a fi recunoscut.
Yazar: admin