is.
(Ar. an) An; çok kısa bir zaman parçası.
“Garĭplĭgĭn her an seze turgan halkımız onıñ her sözünden özĭne bĭr teselli tabar edĭ.” – (Necip H. Fazıl – Bĭr Konuşma).
“O anda ortalıknı buwucı bĭr sıcaklık kaplagan. Cantemĭr ot, alew ĭşĭnde kalgan, urbası canmaga başlagan.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Cantemĭr Batır).
Şo anda – Derhal, hemen; şu an, şimdi.
Türk Lehç. : Kırım. – án, ánler;
Rom: s. Moment, clipă.