f.
Alıkoymak.
1. Bir süre için bir yerde tutmak.
“Menĭ kadılıkta kâtip (sekretar) yardımcısı bolarak alıkoydı.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Hayatım).
2. Birinin bir işine, hareketine engel olmak
3. Ayırıp saklamak.
4. Mahrum etmek.
“Bĭzler dayın olarnı da oynamak, sevinmekten , sevine sevine yaşamak, uçmak, yükselmekten alıkoymak arzu ederdĭk.” – (Çelebi Cihan – Karılgaçlar Duası).
Rom: v. 1. A reţine; a popri. 2. A împiedica, a opri. 3. A pune de o parte. 4. A lipsi, a priva.