f.
Adımlamak. Eşanl. abıt-lamak.
1. Bir yolu yürüyerek katetmek, ilerlemek, yürümek, adım atmak.
“ Adımlay selge, cıgıla, aylanıp tura. / açuwlana, sögünüp taşlarnı ura.” – (Bekir S. Çobanzade – İçken).
“Cürĭñĭz bakayım şalaş katına, dep, kulaklarımızdan tarttı; bĭz moyınlarımıznı uzata berĭp adımladık .” – (Tahsin İbrahim – Kabak).
2. Bir yerde gelişigüzel dolaşmak.
“Balşıbın, gömelek şeşekler coklay. / Legelek şöllerde yawaş adımlay .” – (Cevat Raşit – Yaz Başı).
3. Adımla ölçmek.
Rom: v. 1. A înainta, a păşi, a merge. 2. A se plimba de colo până colo. 3. A măsura cu pasul.