f.
Acıtmak.
1. Ağrıtmak. Eşanl. awırtmak .
“Mına, bĭr lamba carıgında közĭm nurın acıtaman .” – (Altay Kerim – Kâniye).
2. – a) Üzmek, üzüntü vermek.
“Cıla, Mensuluw, köz yaşlarıñman barabar cüregĭñnĭ acıtkan bütün kahrĭñnĭ tışarı tök.” – (İsmail Ziyaeddin – Çora Batır).
b) Acındırmak. Var. acındırmak .
“Özĭn acıtmak ĭstegendiy, Costică şo cevapnı berdĭ.” – (Altay Kerim – Kâniye).
3. – a). Acılaştırmak, tadını acı etmek. Var. aşşılaştırmak .
b) Mayalamak. Var. aşıtmak .