ettir. f.
Abdıramakhareketini yaptırmak.
1. Acele ettirmek.
2. Şaşırtmak.
3. Korkutmak, telâşlandırmak.
“İkmet, besbellĭ kuwetĭmnĭ denemek üşün, bĭrkaş kere sĭlkĭp menĭ bĭraz abdırata .” – (Yaşar Memedemin – Kamşı Aşuwı).
4. Sıkıntıya düşürmek.
“ Azırlıksız kelĭp bastı, abdırattı kattı kış.” – (Osman Cudi – Saw Bolsın Şo Curtımız / Emel D.).
Rom: v. Forma factitivă de la abdıramak. 1. A grăbi, a precipita. 2. A zăpăci; a ului. 3. A speria. 4. A necăji, a obidi.